27 Haziran 2015 Cumartesi

Ah bu şarkıların gözü kör olsun.

Çoktan unuturdum ben seni çoktan ah bu şarkıların gözü kör olsun.Bu kızda taktı şarkılara diyorsunuzdur ama kim söylemişse ne güzel söylemiş.şimdi hikayeyi başa sarıyorum hani birine bakarken içinizde bir şeylerin kıpırdadığını kalp atışlarınızı ağzınızda hissettiğiniz oldu mu? olmuştur hani aşk sandığınız fark edilmeyi beklediğiniz ?kendi benliğinizi fark ettiğiniz anda yaşamaya başladığınız ve bunu dünyadaki en ağır şey olduğunu ölecek gibi olduğunuzu hissettiğiniz  yıllar sonra gerçekten aşık olduğunuzu anladığınız o  gün gülüp geçtikleriniz...
sözlükte ki karşılığı platonik aşk olan.Evet ben bunu çok yaşadım çünkü birine platonik aşıksanız eğer ayrılmak barışmak ona küsmek onu affetmek kolaydır bişeyleri yakıp yıkmak değiştirmek çünkü o sizden bi haberdir.Ama karşısına çıkmaya cesaretiniz olmaz meraba bile diyemediğiniz biriyle her dakika hayal kurabilmektir.Ona kızmak küsmek ama karışamamaktır.Ama en güzelidir.Bunu gerçek bir aşk acısı yaşadığınız o gün o acının ne kadar da tatlı kaldığını anımsarsınız belki sizde benim gibi o gün yazı yazmaya başlarsınız:)
Platonikliğimin zirvesini anlatayım.Lisedeyim hani herkesin adını bilmezsiniz ama yüzünü bilirsiniz ya bir okul maçına giderken bahçede onu görmüştüm.Zaten her beğendiğine aşık olma zamanlarındaydım.Daha önce onu nasıl görmemiştim bizim okuldaydı ve ben onu hiç görmemiştim.O tiple nasıl bu kadar asosyal biri olduğunu hala anlamış değilim.Adı neydi hangi sınıftaydı hepsini öğrenmeliydim sanki öğrendiğimde ne olacaksa.Hakkında herşeyi öğrenmeliydim.İnanır mısınız öğrendimde.Annesinin adını babasının işini evini ...Gözlerinin yemyeşil olduğunu görecek kadar yakınında durmuştum sadece o.Biraz ileri gitmiştim ne mi yaptım?Gelip geçerken sınıflarının önünden sırasını öğrenmiştim zaten hep ordaydı hiç kalkmazdı tenefüste zar zor görürdüm.Okul çıkısı gidip sırasına not bırakmaya başlamıştım.Tabi güzel sözler sadece kendimi ifşa edecek şeyler değildi.Beni hiç fark etmedi.Plotonikliğimin zirvesini yaşamıştım ama dedim ya en güzeli aşkın bu hali.Şimdi onu hatırladığımda gülümsüyorum kendime yaptıklarıma onun beni fark etmeyişine.

24 Haziran 2015 Çarşamba

Ey hayat çok mu şey istedik?

Radyo da hiç beklemediğin bi anda çalan bi şarkı içindeki tek bi cümleyle canımızı nasıl bu kadar acıtabilir ki hepimiz bambaşka hayatlar yaşadığımızı sanarken herkes en büyük acının kendisine ait olduğunu düşünürken tek bi söz...Belkide dönüp dolaşıp aynı şeyi yaşıyoruzdur.Hiç tanımadığımız hiç bilmediğiniz bir insanın söylediği sözler sizi çevrenizde ki insanlardan daha iyi anlayıp sizi içine çeker ya..
çevresi kuru kalabalıkla dolu insanlar değil midir en yalnız çevresinde arkasını göremediği sahte gülüşlü maskeler..İçtensiz yüzüne gülümsediğiniz..Zorunluluklarımız..
Bazen sadece şarkılarla konuşur insan ortak şarkılara ait olduğumuza göre aramızda şarkılarla konuşan milyonlarca insan olduğunu biliyorum o şarkı sana en yakınlarının kendinin bile söyleyemediği şeyleri söyler ya ve sen ondan başka kimsen olmadığını o sözlerde hissedersin içinin nasıl acıdığını sadece o anlar canının parçalandığını..
Bazen bir Sezen Aksu tercüman  olur ya sana bir şey yazmak söylemekte bile zorlandığın anlarda bi şarkı anlatır ya seni..
Ya olmasalardı?
Hayat hepimize büyümeyi öğretti.Kaçamadık taktı çelmesini..
Ey hayat çok mu şey istedik?
hayat sormuyor hesabımızı sürüklüyor acıta acıta müebbet yazıyor cezamızı 
çek diyor acıta acıta kime tutunsa göz etti eskisini güldürmedi bahanesini 
acımadı taktı çelmesini ey hayat çok mu şey istedik 
ey hayat çok mu istedik kalpten ağrımız var geçmez 

diyor 
bir umut görsek sürmez diyor koymuş sofrasına doymam diyor 
bir can borcumuz var yetmez diyor hayat atıyor imzasını 
alnımıza acıta acıta kesmiş çoktan hesabımızı 
öde diyor acıta acıta kime tutunsa göz etti eskisini 
güldürmedi bahanesini acımadı taktı çelmesini...
Bu sayfayı niye açtım neden burdayım bilmiyorum ama bi yerlere yazmak anlatmak istediğim şeyler var.Kimsenin beni anlamasını beklemiyorum sanırım artık kendim için yapacağım bişeyleri sadece kendime anlatacağım belki bir gün burda benden başka birileri de yazdıklarımı okuyacak ama ben bu yazımı okuduğum da bu sayfayı aslında kendime bir şeyler anlatmak için açtığımı hatırlayacağım buraya şiirler not edeceğim şarkılar yazacağım bazen anlatamadığım şeyleri çizeceğim çekeceğim onları da buraya koyacağım belki blog amacından biraz sapıtacağım o zaman hoş geldim Ey benim iyimser hallerim...